Almanya, kuruluşundan bu yana geçen yetmiş yedi yılda on iki cumhurbaşkanı tanıdı.
Theodor Heuss ile başlayıp Frank-Walter Steinmeier ile devam eden bu liste, ortak bir özelliğe sahip: Göreve gelen tüm isimler erkekti.
2027 YILINDA GÖREVİNİ BIRAKACAK
İkinci beş yıllık döneminin sonuna yaklaşan ve anayasa gereği üçüncü kez aday olamayacak olan Steinmeier, 18 Mart 2027 tarihinde görevini devredecek.
Kamu yayın kuruluşu Tagesschau’nun verdiği bilgiye göre, halefini seçecek 18. Federal Seçiciler Kurulu, 30 Ocak 2027 tarihinde tarihi Reichstag binasında toplanacak.
Seçimlere kısa bir süre kala, siyasi arenada kadın lider beklentisi ve partiler arası güç dengeleri yoğun tartışmalara neden oluyor.

KOALİSYON ORTAKLARI KADIN CUMHURBAŞKANINI DESTEKLİYOR
Haftalık Die Zeit dergisinin haberine göre Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Yeşiller tarafında bu konudaki tutum oldukça net.
SPD Federal Meclis Grubu İdari Menajeri Dirk Wiese ile parti genel başkan yardımcısı Alexander Schweitzer, artık bir kadın cumhurbaşkanının zamanının geldiğini ifade ediyor.
Schweitzer, Der Spiegel’e yaptığı açıklamada siyasi merkezde bu yönde geniş bir uzlaşma olduğunu vurguladı.
Hristiyan Demokrat cepheden gelen itirazlara yanıt veren Schweitzer, CDU’nun toplumun gerisinde kalan eski kalıplara geri dönme riskini taşıdığını belirtti.
Yeşiller Federal Meclis Grubu Eş Başkanı Katharina Dröge de aynı kararlılıkla sürece katıldı.
Dröge, cumhuriyetin yetmiş yedi yıllık erkek egemen devlet başkanlığı zincirinin 2027 yılında kırılması gerektiğini dile getirdi.
Geçmişte Rheinland-Pfalz Eyalet Başbakanlığı yapmış olan SPD’li Malu Dreyer ise bir kadının bu makama gelmesinin Almanya’daki ve dünyadaki kadınlara büyük bir motivasyon sağlayacağını ifade etmişti.

CSU, ILSE AIGNER İSMİNİ GÜNDEME GETİRDİ; İTTİFAK İÇİNDE ŞÜPHELER ARTIYOR
İktidarın büyük kanadını oluşturan Birlik partileri (CDU/CSU) cephesinde ise durum daha karmaşık bir hal alıyor. İttifakın Bavyeralı ortağı Hristiyan Sosyal Birlik (CSU), hamlesini erkenden yaptı.
CSU Genel Başkanı Markus Söder, Bavyera Eyalet Parlamentosu Başkanı Ilse Aigner’in ortak aday olarak gösterilmesi için yoğun çaba harcıyor.
Daha önce Federal Tarım Bakanlığı yapmış altmış bir yaşındaki Aigner, aylardır yarışta en güçlü aday olarak öne çıkıyor.
Der Spiegel’in gözlemlerine göre Aigner, son CSU kurultayına siyah tişörtü ve kırmızı ceketiyle katılarak Alman bayrağının renkleriyle sessizce dikkat çekti.
Ama Başbakan Merz’in kurultaydaki temkinli tavrı meselenin henüz netleşmediğini gösteriyor.

CDU CEPHESİNDE LİYAKAT VURGUSU
Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) cephesinde Başbakan Friedrich Merz kesin bir taahhütte bulunmaktan kaçındı.
Geçen yıl yaptığı açıklamada 2027 yılında bir kadının cumhurbaşkanı olmasını düşünebileceğini belirtmişti ve bunun olumlu olacağını ifade etmişti.
Ancak partisindeki bazı yöneticiler bu ifadenin kesin bir yükümlülük anlamına gelmediğini savunuyor.
Eyalet seçimlerinin ardından ağırlığı artan CDU’lu eyalet başbakanları ise cumhurbaşkanı adayı belirleme sürecinde söz sahibi olma talebinde bulunuyorlar ve makamın doğrudan CSU’ya verilmesine karşı çıkıyorlar.
Nitekim eski Anayasa Mahkemesi Yargıcı Udo di Fabio ile mevcut Anayasa Mahkemesi Başkanı Stephan Harbarth kulislerde adı geçen isimler arasında yer alıyorlar.
Daha sonra Hessen Başbakanı Boris Rhein’in adı kamuoyuna sızınca herhangi bir tepki oluşmadı; bu da Birlik içinde “kadın cumhurbaşkanı beklentisinin sanıldığı kadar güçlü olmadığını” düşündürdü.
Bununla birlikte Rhein yarışta yer almayacağını Merz’e bildirmiş olsa bile bu tartışma erkek aday beklentisini canlı tutmaya devam etti.

SEÇİCİLER KURULUNUN KARARI KOALİSYONA BAĞLI
Söz konusu koalisyon ortağı SPD’nin kendi adayı yarışta yok; ancak parti içinde Aigner’e yönelik belirgin bir destek gözlemleniyor.
SPD Grup Başkanı Matthias Miersch, Aigner’i aşırı sağa karşı net duruş sergileyen ve demokratik değerleri titizlikle savunan biri olarak tanımladı; koalisyon müzakerelerindeki güvenilirliğine de vurgu yaptı.
Seçimi gerçekleştirecek olan Federal Seçiciler Kurulu toplamda bin 260 üyeden oluşmakta; bunun 630’u Federal Meclis milletvekilleri tarafından seçilen delegelerden oluşurken diğer 630’u eyalet parlamentolarının seçtiği delegelerden meydana geliyor.
Eyaletler heyete yalnızca siyasetçileri değil; sanatçıları, sporcuları ve bilim insanlarını da dahil edebiliyor.
Seçimin ilk iki turunda en az 631 delegenin salt çoğunluğunu alan aday ipi göğüslemekte; üçüncü tura kalınması durumunda basit çoğunluk yeterli sayılmakta.
Kurulda en kalabalık grubu CDU/CSU oluştururken onları AfD ve Yeşiller izlemektedir. İktidardaki Birlik partileri ile SPD’nin toplam sandalye sayısı salt çoğunluğu fazlasıyla aşmaktadır.
Bu tablo ise Başbakan Merz’in ve ortaklarının varacağı mutabakatı belirleyici kılıyor. Artık gözler Merz’in 9 Kasım tarihindeki CDU yönetim toplantısında kendi partisindeki erkek aday destekçilerinin direncini aşabilip aşamayacağına ve Bellevue Sarayı’nın anahtarını cumhuriyet tarihindeki ilk kadın liderine verip vermeyeceğine çevrildi.

CUMHURBAŞKANI SEÇME SÜRECİ NASIL İŞLER?
Almanya’da devletin zirvesindeki ismi belirlemek için halk doğrudan oy kullanmıyor.
Cumhurbaşkanını seçmek için sadece bu amaçla toplanan Almanya Federal Cumhuriyeti’nin en geniş katılımlı parlamenter organı olan Federal Kongre (Bundesversammlung) gizli oylama yoluyla seçim yapmaktadır.
Federal Kongre, cumhurbaşkanlığı seçiminin hemen öncesinde toplanarak iki eşit kanattan oluşan özel bir meclis yapısına sahiptir.
Kurulun ilk yarısını Federal Meclis (Bundestag) bünyesindeki tüm milletvekilleri oluştururken diğer yarıda ise 16 eyalet parlamentosunun (Landtag) belirlediği milletvekili sayısına denk sayıdaki delege grubu sandığa gitmektedir.
Eyaletlerin atadığı isimler yalnızca yerel parlamenterlerden ibaret değildir; listelerde belediye başkanlarının yanı sıra halk tarafından tanınan sporcular, sanatçılar ve bilim insanları da yer bulabilmektedir.
Almanya’da cumhurbaşkanlığına adaylık için kişilerin öncelikle 40 yaşını doldurmuş olması, Alman vatandaşlığını taşıması ve Federal Meclis seçimlerinde oy kullanma hakkına sahip olması gerekmektedir.
Seçim günü geldiğinde mecliste adaylarla ilgili herhangi bir tartışma yapılmadan delegeler gizli oylarını kullanmak üzere sandığa giderler.

CUMHURBAŞKANI NE KADAR SÜREYLE GÖREV YAPAR?
Seçim takvimi en fazla üç tur üzerinden işlemektedir. İlk iki turda bir adayın kazanabilmesi için Federal Kongre üyelerinin yarısından fazlasının oyunu alarak mutlak çoğunluğa ulaşması gerekmektedir.
Eğer ilk iki oylamada hiçbir aday üyelerin en az yüzde 50’sinin desteğini alamazsa üçüncü tura geçilmektedir.
Bu son aşamada mutlak çoğunluk şartı ortadan kalkar; diğer rakiplerinden daha fazla oy alarak nispi çoğunluğu elde eden aday Almanya’nın yeni cumhurbaşkanı olarak ilan edilmektedir.
Seçilen cumhurbaşkanı beş yıl süreyle görevde kalır. Anayasal kısıtlamalar gereği aynı kişi ardışık olarak en fazla iki dönem yani toplamda on yıl hizmet verebilir.